Düşüncelerimizin Auraya Etkisi

Düşüncelerimizin Auraya Etkisi

1959’da William and Mary Üniversitesinden Dr. Leonard Ravitz, İnsan Enerji Alanının kişinin zihinsel ve psikolojik durumuna göre değişiklik gösterdiğini belirlemiştir. Bu alanın, düşünce süreçleriyle ilişkide olan bir alan olduğunu belirtmiştir. Buna göre, bu düşünce alanındaki değişimler, psikosomatik belirtilerin oluşmasına sebep olmaktadır.

Okült bir özdeyiş de, “Bütün enerjiler düşünceyi izler.” der. Buradan hareketle bireyin ne düşündüğü, düşündüğünü ne sıklıkla düşündüğü aurası üzerinde doğrudan etkilidir. Çünkü auranın titreşimleri düşüncelerimize uygun olarak değişir. Olumlu duygu ve düşünceler auranın titreşimini yükseltirken korku, kaygı, endişe, nefret gibi olumsuz duygular auranın titreşimini düşürür.

Merhametli olmanın da, kızgın ve öfkeli olmanın da birer fizyolojisi vardır ve bu fizyolojik aktiviteler birbiriyle aynı değildir. Bu fizyolojik aktivitelerin her birindeki kalp ritmi, solunum ritmi, hücre kimyası, sinirsel aktiviteler ve kas fizyolojisi birbirinden farklıdır. Her bir halin fizik ve enerji bedenler üzerindeki etkisi farklıdır. Merhamet ve sevgi hisleriyle yayılan enerjinin niteliğiyle öfke enerjisinin niteliği aynı değildir.
Alıntı



error: Content is protected !!